G

Gustave Courbet

Gustave Courbet Biyografisi

Bir kadının vajinasının cüretkar bir açıklıkla resmedildiği ünlü Dünyanın Kökeni (L’Origine du monde) tablosunun ressamıdır.

Gustave Courbet, 10 Haziran 1819 tarihinde Fransa‘nın İsviçre sınırında yer alan Ornans şehrinde demokrat ve jacoben geleneklerine emrindeki varlıklı çiftçi bir ailenin oğlu olarak doğmuştur. Gustave Courbet’in gençliği politik ve sosyal olaylar arasında geçti. bu arada birçok grevler yapıldı ve 1833 yılı yasakları kondu (1831 yılında Lyon şehrinde ‘canuts’ların meşhur ayaklanmaları oldu). Courbet ve ailesinin yaşadığı Franca Contea bölgesi, bu olayların başlıca merkezlerinden biri idi. İlk öğrenimini Ornans Semineri’nde yapan Courbet, isyankar ve disiplinsiz bir öğrenciydi; lakin resme olan eğilimi yavaşça belirmeye başlamıştı.

1837 yılında Besançon’daki Royal Koleji’ne yazıldı. Dersleri böylece aydınlık gitmeyen Courbet’nin disiplin durumu da iyi değildi. Bu dönemde, geleceğin yazarı Max Buchon’la arkadaşlık kurdu ve 1838 yılında Buchon’un şiir kitabı, «Essais Poétiques» adlı eseri için bazı litografi çalışmaları yaptı.

Gustave Courbet, 1839 yılında 21 yaşındayken Paris‘e gitti. Babasının isteği üzerine hukuk öğrenimine başladı, fakat kısa bir vakit sonra kendisini büsbütün resme ve sanata verdi. Ailesinin hukuk tahsili yapmasını istemesine karşın o önce ünlü sanatkâr Jacques Louis David’in öğrencilerinden Charles Antoine Flajoulot’nun resim derslerine devam etti. Louvre Müzesindeki kopya seanslarına katıldı. Daha Sonra Steuben ve Hesse’nin stüdyosunda çalışmaya başladı. Stüdyodan bir vakit sonradan ayrılarak Desprez’in yanına çalışarak «İsviçre Akademisi»ne yazıldı. İspanyol, Flaman, Fransız ressamları inceleyip, eserlerinin kopyalarını çizerek kendi tarzını oluşturdu.

Gustave Courbet, 1847 yılında, Hollanda‘ya gitgide artarak Rembrandt, Frans Hals ve diğer Hollandalı ustaların eserlerini inceledi. Sürdürdüğü bohem yaşam ve bu sırada tanıştığı Charles Baudelaire, Pierre Paul Prud’hon, Champfleury gibi yazan ve düşünürlerle kurduğu dostluklar, sanata bakışını olgunlaştırdı. Hollanda ve İngiltere’ye yaptığı çoğu seyahatten sonradan 1848 yılında temelli Paris’e yerleşti.

İLGİLİ BİYOGRAFİ :   Gökhan Kırdar

Erken dönem çalışmaları arasında yaptığı, kendi köpeğinin portresi ve Pipolu Adam tablosunu Paris Salonu sergilemeyi reddetti. Lakin eleştirmenler hakkında çoğu yazı yazdı. 1849 yılında bundan böyle belli bir sanatkâr oldu.

1849-1850 yılları arasında yaptığı “Ornans’ta Cenaze” adlı tablosu Gustave Courbet’in en manâlı çalışmalarından biridir. Büyük amcasının cenazesini betimlediği, 3 metreye 6 metrelik bu eser dönemi yansıtan realizm akımının en manâlı parçalarından biri kabul edilir.

gustave-courbet-ornanda-cenaze.jpg“Ornans’ta Cenaze” adlı tablosu

Gerçekçilik akımının yaratıcısı ve bu ismi literatüre kazandıran sanatçı olan Gustave Courbet, sanat hayatı baştan başa doğa ve deniz manzaraları, mecazi kompozisyonlar, sosyal problemler üzerine tablolar yaptı. Ama onu dünya çapında üne kavuşturan işler, hayatının son yıllarında yaptığı erotik eserler oldu.

gustave-courbet-Koltuktaki-ciplak-kadin.Koltuktaki Çıplak Bayan tablosu. 1862 yılında “Koltuktaki Çıplak Bayan” adlı tablosunu yaptı.

Gustave Courbet, 1860‘ların sonuna içten, bir grup erotik resimler çizdi. Bunların aralarında Koltuktaki Çıplak Bayan (Femme nue couchée) da vardı. 1866 yılında çizdiği Dünyanın Kökeni (L’Origine du monde) isimli resimde kadın cinsel organını betimledi. Le Sommeil (Uyku) tablosunda ise iki kadını yatakta çizdi. Halka sergilenmesi yasaklanan bu eserler onun ününü daha da arttırdı.

gustave-courbet-sleep.jpg

Bunların aralarında daha önce bahsi geçen Dünyanın Kökeni, Koltuktaki Çıplak Kadın (Femme nue couchée), Uyku (Le sommeil) adlı tablolar sayılabilir. Bu eserlerin yapıldığı yıllarda halka sergilenmesi yasaklanmış, bu yasaklar ve onun gerçekçi cüretkarlığı, ününü daha da artırmıştır.

1855 yılında Paris’te sırf kendi tablolarından oluşan bir sergi düzenledi. 1867’de düzenlediği ikinci özel sergisi birinciden de büyüktü.

Gustave Courbet, 14 Nisan 1870 tarihinde serbest ve sansürsüz sanat için yayınladığı bildiriye André Gill, Honoré Daumier, Jean Baptiste Camille Corot, Eugene Pottier, Jules Dalou ve Edouard Manet’de imzalamıştır.

İLGİLİ BİYOGRAFİ :   Gürsel Erol

III. Napolyon‘un vermek istediği asalet nişanını cumhuriyetçi olduğu için reddetti. Sedan yenilgisiyle III. Napolyon tahttan indirilince 1871 yılındaki insanlar devrim esnasında kurulan Paris Komünü’nün Sanat Birliği başkanlığına getirildi. Paris‘teki müzelerin korunması görevi Gustave Courbet’e verildi ve sanatçı kalabalığın müzeleri yağmalamasına engel oldu.

Courbet, bundan sonraki dönemde politikayla uğraşarak bir takım siyasal olaylara katıldı. 1870 yılında Fransız- Prusya Krallığı Savaşı esnasında Louvre Müzesi’ndeki eserleri saymakla görevli Müzeler Komisyonuna üye seçildi. Napolyon Bonapart’ın emri ile 1810 yılında dikilen ve İmparatorun heykelini taşıyan Vendome Sütununun Invalides’e taşınmasını öneri etti. Kolon yıkıldıktan sonradan yeni kurulan hükümetin teşebbüsüyle 1871 yılında yargılanan Courbet, altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Altı ay sonra hapisten meydana çıkan sanatçı, 1874 yılında Vendome Sütununun her yerde yapılmasına engel olduğu gerekçesiyle bu defa tazminat ödemeye hükümlü edildi. Varlığı elinden alındı; Hautefeuille Sokağı’ndaki atölyesinde yer alan bütün eserleri bir mezatta satıldı.

Gustave Courbet, kaçarak İsviçre‘ye sığındı. 4 Mayıs 1877’de tahmini masraf açıklandı: 323.091 frank ve 68 sent. Courbet gelecek 33 sene boyunca her yıl 10.000 frank ödemeye mahkûm edildi.

Gustave Courbet, 31 Aralık 1877 tarihinde İsviçre‘de La Tour-de-Peilz’de 58 yaşında ağır alkol sebebiyle geçirdiği karaciğer rahatsızlığı sonucunda öldü.

gustave-courbet-the-desperate-man.jpg The Desperate Man 1843 – Gustave Courbet resimlerinden biri

Gustave Courbet, yaşam görüşünü şöyle açıkladı:

tirnak-sol.gifspacer.giftirnak-sag.gif“Elli yaşındayım ve her zaman serbest yaşamak istedim. Hayatımı serbest içinde tamamlamama müsade verin. Ölürken hakkımda “Hiçbir okula, kiliseye, enstitüye, akademiye ait değildi. Özgür rejimi haricinde hiçbir rejime ait olmadı.” denmesine müsade verin.”

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı