V

Vilhelm Richard Wagner

Vilhelm Richard Wagner Biyografisi

Meşhur Alman besteci

Vilheim Richard Wagner, 22 Mayıs 1813 yılında, Napolyon‘a aleyhinde yapılan kurtuluş savaşının başlamasından hemencecik sonradan ve Uluslar Savaşı‘ndan bir kaç ay önce Leipzig‘de dünyaya geldi.

Babası Frederich Wagner, polis memuruydu lakin Richard doğmadan önce öldü. Üvey babası Ludwig Geyer ise oyuncu, artist ve oyun yazarıydı. Üvey babası, Richard’ı tiyatrodaki provalarına götürür, rolü bittikten daha sonra da tahta sahnede Richard’a bir gece önce anlattığı masalların pandomimini yapardı. Richard, sanat hayatında üvey babasından oldukça etkilenecekti.

Okula başladığında ”Odisseia”nın ilk on iki kitabını kimseden takviye görmeksizin çevirmişti. Homer Yunancasının 6.000 satırını döndürmek on üç yaşındaki bir çocuk için basit bir meslek değildi. Bir yıl önce de piyano dersleri almaya başlamış lakin özel bir kabiliyet gösterememişti. İlk esin kaynağı Gewandhaus konserlerinin birinde dinlediği Bethoven senfonisi olmuştu. Epeyce etkilenen Wagner, ailesine müzisyen edinmek istediğini söyledi ve yazdığı bir tragedyayı müzikalleştirmeye kara verdi. Baştan müzik dersleri almaya başlayan Wagner, bir uvertür besteledi. Bestelediği uvertür, üvey babasının çalıştığı tiyatronun perde aralarında çalınmaya başladı ve izleyiciler göre büyük alaka fark etti.

1830 yılında Leipzig Üniversitesi‘ne giren genç Wagner, müzik şehri olarak ün yapan Viyana‘yı görmek için büyük bir özlem duyuyordu. Ama Viyana’a geldiğinde, bütün tiyatro ve konser salonlarında ”Zampa” gibi önemsiz ve gösterişli eserler olduğunu görünce, hemen bu şehirden kaçtı. Wagner’in eski İskandinav efsanelerine olan ilgisi, onu bu fantastik hikayelere dayanan eserler yaratmaya itiyordu. bu vesileyle Yunan tragedyalarını incelemiş ve ”Geleceğin Sanat Eserleri” adlı kitabı ile kendi sanat kuramlarını ortaya koymuştu.

1834 yılında ilk operası ”Die Feen”i tamamladı. Bu opera, büyücüler, mağaralar, periler ve sırlarla doluydu. Wagner’in yangın çıkarma saplantısı eserinde ateşe oldukça fazla yer vermesine niçin olmuştu. Operanını notaları elden ele dolaştıktan bir vakit sonra rafa kaldırıldı fakat Wagner’in ölümünden beş yıl sonradan sahneye konabildi.

İLGİLİ BİYOGRAFİ :   Vasfi Uçaroğlu

Wagner, Magdeburg’da opera yönetmenliği yaparken tanıştığı oyuncu Wilhemina Planer ile ilk evliliğini yaptı. 1836 yılında Wagner ”Das Liebesverbot” ( Aşk Yasağı ) adlı bir opera daha bestelemişti. Hazırlanması için on gün gibi kısa bir vakit verilen bu opera, tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Oyunculardan hiçbiri rolünü içten akıcı ezberleyememişti. Ertesi sene Wagner, Baltık devletinin başkenti Latvia’da Riga tiyatrosunda müzik yönetmenliği görevini aldı. Burada son derece uzun ve gösterişli bir opera olan ”Rienzi”nin kompozisyon çalışmalarına başladı. Riga tiyatrosu ile sözleşmesi sona erdiği süre, bu eser daha bitmemişti. Fakain Latvia’dan ayrılmak zorunda kaldı. Rienzi operası 1842 yılında Dresden‘de sahneye kondu ve büyük alaka gördü. Wagner ikinci operası, ”Der Fliegende Hollaender” (Uçan Hollandalı)ı tasarlamaya başladı. Wagner daha sonra Dresden Saray Orkestrası yönetmenliğine atandı. Tannhauser operası 1845’te, Löhengrin ise 1848 yılında halka sunuldu ama hiç biri beklenen ilgiyi görmedi. Bundan sonradan Wagner’in hayatında acıklı, tedirgin, oradan oraya dolaşmakla geçen bir dönem başladı. Wagner, 1848-9 yılları arsında Almanya‘nın siyasal akımlarına karışmış, Sakson halkının hükümete aleyhinde ayaklanmasına katılması nedeniyle onun için de tutuklama kararı çıkarılmıştı. Wagner kurtuluşu kaçmakta buldu; Zürih‘e sığındı. Oradan Paris‘e, Paris’ten de Bordeaux‘ya gitti.

Zürih’te kaldığı yıllarda bir arkadaşının karısına aşık oldu. Bu yasaklanmış aşk, ”Tristan ve Isolde” nin doğmasına yol açtı. 1859 yılında Avusturya İmparatoru‘nun ricası üzerine Paris Operasında ”Tannhauser”i sahneye koymayı kabul etti. Fakat İmparatora karşı olanlar oyunu sabote ettiler. Wagner de umutları kırılmış bir halde Viyana’ya döndü.

1864 yılında Wagner borçlarından yılmış bir durumdayken, Bavyera Kralı II. Ludvig tarafından Münih‘e misafir etme edildi. Büyük bir coşkuyla karşılanan ünlü besteci, ”Tristan”ı sahneledi.

İLGİLİ BİYOGRAFİ :   Vincenzo Bellini

1866 yılında karısı ölen Wagner üç yıl sonra baştan evlendi. Aynı sene Cosima ve Richard Wagner çiftinin, Helferich Siegfried Richard adını koydukları bir erkek çocukları oldu.

1876 yılında Wagner’in opera binası düşü, Bayreuth’ta gerçekleşti. Wagner, bu hedef için dünyanın her yerindeki hayranlarından takviye görmüş, krallar ve prensler tarafından desteklenmişti. Bundan Böyle bestelenecek bir ”Parsifal” operası kalmıştır. Parsifal Wagner’in ölümünden bir yıl önce Bayreuth’da sahneye kondu.13 Şubat 1883 yılında kalp damarlarının tıkanması nedeniyle hayatını kaybetti.

Wagner, Alman ruhunu renk renk tonlarla dile getirmiş ve İtalya opera biçimini bir kenara bırakarak, ”dram müziği” dediği, müziğe uydurulan sözcüklere dayanan değil sözcüklere uyan bir müzik buluş etmiştir. Ünü birdenbire parlayıp sönmemiş, fakat yavaş yavaş ülkesine yayılmış, hatta tanıdık olmayan ülkelere taşmıştır. Wagner’in müziği için ” geleceğin müziği” yakıştırması gereksizce değildir.

Daha Fazla Göster

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı